Toki Reklamı

İLANIN “TOKİCESİ”

atasözü 001

tara0001

Yukarıdaki ilan/reklam 29 OCAK 2007 tarihli BUGÜN Gazetesi’nin 17. sayfasında yayınlanmıştır.

İlanı ilk gördüğümde ( okuduğumda değil ) bir baskı hatası var diye düşündüm. Okuyunca da gözlerime inanamadım.

Bu ilan üzerine ne yazacağımı uzun süre düşündüm. Bir köşe yazarı bu ilanı  bir çok yönden inceleyerek ( Dil, düzen, ciddiyet,<![endif]>
sosyal, kültürel vb.) ilan hakkında çok şeyler söyleyebilir. Ama maalesef ben bir köşe yazarı değilim. Ayrıca ilanda görüldüğü üzere en başta T.C. BAŞBAKANLIK yazıyor. Tabi ki ben bu ilanı bir dil uzmanı olarak yalnız dilsel açıdan yorumlayabilirdim. Metin dilbilimin verileri ışığında ilan hakkında bir şeyler yazabilirdim. Sonuçta bu bir ilandı. Metin dilbilim değil reklamcılık yönünden  incelenmesinin daha doğru olacağı kanısına vardım.

Reklamcılık konusunda biraz araştırma yaptıktan sonra Albert C.Book ve C.Dennis Schick tarafından yazılan, Dilek Şendil’in Türkçe’ye çevirdiği Reklamcılıkta Metin ve Taslağın İlkeleri (Yayınevi, Yayıncılık Reklam ve Organizasyon Hizmetleri Ltd.Şti.,İstanbul,1998.) adlı kitaba ulaştım.

Kitap reklamın araştırılması, hazırlanması, yazılması ve reklam kanallarında yayınlanması üzerine bir ders kitabı niteliğinde. Reklamın yaratılmasında izlenen yöntemler, taslağının hazırlanması aşamasında kullanılan malzemeler, metin oluşturma, düzenleme ve yazı tiplerinden tutun mükemmel çalışmaları örnek vererek  reklam kanallarını karşılaştırmalı olarak inceleyen bir çok detayı içeriyor.

Ben de TOKİ’nin ilanını bu kitabın Gazete Taslağı hazırlama bölümündeki ilkelerin yardımıyla incelemeye çalışmaya karar verdim.

Gazete taslağını “nesnel bir gözle görmemize yardım eden” dört temel ilke var kitapta öncelikle. Bunlar: Basitlik, Ardıllık, Şaşırtma ve Satış. Şimdi bu dört temel yaklaşıma göre ilanımıza bakmaya çalışalım.

1. Basitlik:
“Kalabalık olmayan ve düzenli bir ilan gazetede daha çok göze çarpacaktır.” Kalabalık olmayan kavramı üzerinde tartışabiliriz ama düzen konusu su götürmüyor TOKİ’nin bu ilanıda. Düzen düzensizlik. Düzensizlik için onlarca kanıt söyleyebilirim ama sizden ilana tekrar bakmanızı rica ederim.

2. Ardıllık:
“odak noktası, ilk göze çarpan yer” ve “akıcılık; her ögenin akıllıca yer alması”  Ama ilanımızda odak noktası diye bir şey yok, daha çok karla ve ilkbahar yağmurlarıyla delik deşik olmuş yollarımızı andırıyor. Akılcılığa gelince 0312 alan koduyla başlayan ve birbirini sayısal olarak izleyen dört telefon numarası var. Bu numaralar şöyle yazılamaz mıydı? 0312 565 20 95 / 4 hat. Burada 4 hat diye belirtmemize gerek de var mı? Bilemiyorum. Çünkü günümüzde bir çok telefon hattına sahip işyerleri sadece bir numara söylüyor ve gerisini kendi santralinden hallediyor. Başka bir deyişle yüz
hattı bile olsa sadece bir numara verip teknolojinin nimetlerinden yararlanıyor. Örneğin şu BİLETİX’in telefon numarası 0216 556 98 00, acaba bu numaraya bağlı kaç hat vardır? Ayrıca bir de İstanbul numarası var; 0212 444 86 54. Parantez içinde bir numara daha var: (444 TOKİ). Burada bir sorun daha çıktı ortaya, 444 ile başlayan numarayı 0212 alan koduyla mı çevireceğim yoksa alan kodu olmadan mı çevireceğim?

3.Şaşırtma:
“Bu yaratıcılıktan başka bir şey değildir” Siz ilgili reklamda yaratıcılığın esamesini görüyor musunuz?

4. Satış:
“Müşteri o an satın almaya güdülenir.” Reklamımızda yine böyle bir şey yok. Üstelik  Şubat’ın birinden Haziran’ın yirmi dokuzuna kadar süreniz varmış. Yani tamı tamına 149 (yüz kırk dokuz) gününüz var. Şunu da unutmayınız başvuru önceliği varmış bu 55 konut için. Türkiyem 55 konut için 149 gün süren var ama başvuru önceliğini unutma.

Daha sonra kitap  bu yaklaşımlarla oluşturulan gazete taslağında şu soruların yanıtlarını aramamızı, başka bir deyişle taslağın bu noktalardaki yeterliğini araştırmamızı öğretiyor bize.

         1. Başat bir resimleme var mı?

“Gazete okuyucusu bir bakışta ilanın ne hakkında olduğunu görebilmelidir.”

Geçiniz efendim.

         2. İlan iyi bir gazete baskısı verebilecek mi?

Yani hazırlanan ilanın baskısı net olabilecek mi? Teknik bir konu olduğu için bunu da biz geçelim efendim. Üstelik “Yukarıda Allah var”, bu ilanı eleştirebilecek kadar görebildiğimize/okuyabildiğimize göre bu konuda bir şey söyleyemeyiz.

         3. İlanın ayrıcalıklı, tanınabilir bir sayfa düzeni var mı?

Bu ilanda TOKİ yazmasa bile biz, ilanın genel karakterine bakıp bunun Toki’nin ilanı olduğunu anlayabilir miyiz?

         4. İlanın çarpıcı bir logosu var mı?

Kısa adı TOKİ olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın bir logosu var mı? Varmış, şimdi web sitelerine baktım. Toki’nin logosunu gördüm. Burada sizden TOKİ’nin logosu hatırlamaya çalışmanızı rica ediyorum… : aklınıza hiçbir şey gelmiyor değil mi? Bakınız www.toki.gov.tr. Burada ilginç olan Toki Logosunun ilanda kullanılmaması…

         5. İlan iyi düzenlenmiş ve izlemesi kolay mı?

“Kötü düzenlenmiş bir taslak okuyucunun işini güçleştirir.” miş kitabımıza göre. Burada kitaba da bir eleştiri getirmek istiyorum;  okuma işini mi?, satın alma işini mi? güçleştirdiğini yazmamış burada. Başka bir açıdan bakarsak bu ilan konutları satamamak için mi verildi?

         6. İlanın titiz, kalabalık olmayan bir görünümü var mı?

Yani “ ilan iyi bir izlenim veriyor mu?” Hayır bu ilan iyi bir izlenim vermiyor. Biz şimdi buna bakıp Toki’nin dolayısıyla yaptığı evlerinin hakkında olumsuz düşüncelere kapılabilirmişiz. Bunu ben söylemiyorum, kitap söylüyor: “ Çoğu insanların bir mağaza/firma/ürün hakkındaki ilk izlenimleri verilen reklamlardan gelir.”

         7. Daha çok beyaz boş alan gerekir mi?

“Yiğit öldür, hakkını yeme” Toki’nin ilanının böyle bir sorunu yok.

         8. Resimleme ürünün bir yararını tanıtıyor mu? Ya da ürünün kullanımını gözler önüne seriyor mu?

Geçiniz. Ama burada söylemeden edemeyeceğim. Boyutu yarım gazete sayfasına yaklaşan bu ilanda TOKİ satılacak konutların bir resmini koyamaz mıydı?

         9. Resimleme yeteri kadar büyük mü?

Geçiniz efendim.

SONUÇ

 

TOKİ’ den güzel ilanlar bekliyoruz.